h1

Ölümle aram iyi değil

20 Ocak, 2015

Açıkçası akraba müessesinden hoşlanmıyorum. Bir kova yazısında “akraba sevmez, arkadaş sever” yazdığını görünce tam ben demiştim. Ama akraba çemberleri içinde özel bir bölge var. Akrabalarım dediğinizde aklınıza bile gelmeyen, yani gayet uzak, çok nadir gördüğünüz ama gördüğünüzde çok yakın olduğunuz kişiler. Belki onlara karşı bir mecburiyetiniz olmadığı ama aynı arkadaşlar gibi yakınlığı seçtiğiniz için seviyorumdur.

Babamın iki kuzeni böyleydi benim için. Birisi Amerika’da hocaydı. Babamla beraber büyümüşler. Ama Türkiye’ye çok az gelirlerdi, çok az görmüştüm. Amerika’dayken de uzak bir eyalette olduklarından görmemiştim. Sadece bir kez gelmişti Wash’a. Bir nasa toplantısına gelmişti yanlış hatırlamıyorsam. Makina mühendisiydi ama nükleerle ilgili çalışıyordu, ama bundan bahsettiğimizi hatırlamıyorum. Beni Zeytinya diye bir Türk-Akdeniz rest.una götürmüştü, rakı içmiştik. Hüzünlü ama güzel bir geceydi. İyi ki görmüşüm.

Bir diğeri de güneyde yaşardı. Onu son görüşüm çok saçma olmuş oldu maalesef.

Amerika yıllarının birinde yaz tatili bitmişti ama ben dönmem gereken tarihlerde, benden başka pek kimsenin yapmayacağı gibi, bileti erteleyip atlayıp güneye gitmiştim. Tabi ki bir kızla ilgili ama şimdi o kısmı geçelim, asıl konuyu bastırmasın.

Gayet enteresan bir-iki günün ardından son günümde bu akrabalarımıza öğlen yemeğe gittim. Yemekten sonra da yakındaki kasabaya gidip gelecektim. Bunu duyunca “bizim arabayı al, kullanılmıyor” diye ısrar ettiler. Şimdi, bu iki kasaba arasındaki yol benim bildiğim ülkedeki en zor yol. Her zaman o yoldan arabayla geçmekten hem korkmuş hem çok istemişimdir. Hatta bir rüyamda oradan arabayla geçerken denize uçmuşluğum vardı galiba. Sonunda geçen yıl geçtim, hatta yolda iki arabayı solladım ki benim ölçülerimde bu, riskin tanımı. Hani normalde otoban çıkışlarında filan viraja girerken 50 levhası vardı ya, o aslında 70 filan demektir. Bu yol öyle bir yol ki virajlarda (virajlarda? zaten tüm yol viraj) 50 diyorsa o 30 demek. Hatta yılbaşında bu yıl yaptığım en önemli şey, o yolu arabayla geçip hayatta kalmaktı diyecektim, sonra onun 2013 sonunda olduğunu hatırladım.

Neyse, bir de o zamanlar düzenli araba kullanmaya başlamamıştım. Hayatta o yolda kullanmak istemezdim. Hele ki başkasının arabasıyla. Ama o kadar ısrar ettiler ki hayır demektense anahtarı alıp kullanmamak daha kolay geldi.

Otostopla kolayca gittim. Otostopun en meşru metod olduğu yollardan o. Sizin de nereye gittiğiniz belli, arabanın da, arada duracak başka yer yok. Sonra, siz ya turist ya oralısınız ki otostop hareketi yapıyorsanız %90 üstü turistsiniz. Ve herkes bilir ki ikisi arasında dolmuş, otobüs yok (niye ki, çok saçma, kesin 2 belediye birbirine bıraktığındandır).

Çok vakit de geçirmedim. Ama dönüşte hava kararıyordu. Ve tek bir araba bile geçmiyordu. Bugün çok saçma geliyor, ama Ağustos sonunda sezon bitmek üzereydi. Şimdinin Eylül sonu gibiydi en az. Bir Pamukk. türünden bir otobüs geçti ve almadı. 1-2 araba daha almadı. 9 gibi dönüş otobüsüm vardı ve ona yetişme stresim artıyordu. Yaklaşık 45 dk filan sonra bir arabaya bindim sonunda.

2 otostoptakiler de ilginç tiplerdi. Giderken orta yaşlı öğretmen bir çifte denk gelmiştim, ülkeyi geziyorlardı, hoşuma gitmişti. Dönüşteki genç adamın ilginçliğini hatırlamıyorum. Politik sohbetler yaptığımı hatırlıyorum. Öğretmen çift solcuydu, bu adamın da saçma fikirleri vardı galiba. Ama aşırı hızlı gittiğini hatırlıyorum. Zaten o yolu tehlikeli kılan en önemli sebeplerden biri, o virajları delice alan yerliler. Korkmuştum da bazı hızlı dönüşlerde.

Ama ne kadar hızlı gidilse 5 dk.dan fazla farketmemiştir ve hala geç kalıyordum. Koşa koşa kampinge gittim. Orada bungalovda kalıyordum. Yıllar önce üniv. hazırlıktayken tiyatro grubumla kalmıştık orada ve çok sevmiştim. Zaten başka yer de bilmiyordum. Geç kalacağımı düşünmediğim için eşyalar dağınıktı. Hepsini çantaya tıkıştırdım ve fırladım. Girişteki idare bungalovunda kimse yoktu. Bekledim. Çalışanlardan bir genç geçiyordu, ona orada çalışan adamı ismiyle sordum. Bir bakayım dedi. Görememiş, ama yemeğe gitmiştir, şimdi gelir dedi. Yine bekledim, yine yok. Daha anahtarı bırakacaktım ve açtım, öyle yola çıkamazdım, yiyecek birşey almadıydım.

Başka bir yer olsa daha az beklerdim ama oranın bir özelliği vardı. Orası o akrabamızın eşinin ailesininmiş. Bunu da o önceki gidişimde öğrenmiştim, benden para almamışlardı. Orayı işleten bir adam var, oraya yerleşmiş kafa bir tip. Bu sefer de onu arayıp alma diyeceklerine emindim. Hatta o işletmeci adamı gördüm de “senden ücret almıyoruz mu” dedi, hatırlamıyorum, öncekiyle karıştırıyor olabilirim. Ama ben vermeye kararlıydım, zaten ucuzdu.

Adam daha da görünmeyince artık arar, hesap no öğrenip öyle öderim dedim, fırladım. Kasaba merkezine geldiğimde çok çelişkide kaldığımı hatırlıyorum. Anahtarı akrabamızın eşinin kardeşinin çarşıdaki restoranına bırakacaktım, bir de bir yerde yiyecek birşey alacaktım, ama yetişemeyecek gibiydim. Çarşıyı, yani anahtarı es geçip yol üstünde bir yerde bir köfte ekmek söyledim. Sonra da otobüsü 3-5 dk bekledim. Yazık olmuş oldu, o vakti önceden anahtar için kullanabilirdim, ama riskli olurdu, tek otobüs vardı günde. Bir gün daha kalamam, 2 gün filan sonra abd var. Öyle döndüm.

Buraya kadar kendimde suç bulamıyorum. Güzelce sarıp kargoya verecektim. Ama hatam, sabah ilk iş aramadım. O restorancı adamın telefonunu bilmiyordum, akrabamızı arayıp da böyle böyle oldu demeye çekindim. O gün gündüz uyudum. Kalktığımda telefonda bir mesaj buldum. Garip birşey, ne olduğunu dinledikçe anladım. Bir konuşma, farkedilmeden bırakılmış. Akrabamızın eşinin kardeşi ki kendisini hiç tanımam, kampinge gitmiş, idarede duran adamla konuşuyor. O da rezil, içten pazarlıklı bir tip. Şöyle:

– Bizim tanıdık sizde kalmış. Araba anahtarı bıraktı mı size?
– Yok, bırakmadı birşey. Ücreti de ödemeden gitmiş.
– Hadi ya, bak sen. Ücret de mi ödememiş?
– Ödememiş birşey, öyle çıkıp gitmiş.

Hani oraya böcek koyup 24 saat konuşmaları kaydetsen anca bu kadar olur. Sonra adam bana mesaj olarak “ben bilmemkim, anahtar için beni ara” diyordu.

Tam bir kaynar sular ve tavana zıplayan sinir durumu. Adamı aradım, böyle böyle oldu, hemen kargoyla gönderiyorum dedim, sonra gönderdim. Sonra kampingdeki adamı aradım:

– Hocam, dün akşam ortada yoktunuz, otobüse yetişecektim, hesap numaranızı söyleyin, oraya yatırayım
– Gerek yok
– Yok yok var, siz hesap no.yu söyleyin.
– Gerek yok hocam, sizden hesap almıyoruz.
– Bizim akrabaya öyle dememişsiniz ama, şikayet ettiğinizi duydum
– Yok hocam, ben öyle birşey der miyim.
– Demişsiniz, konuşmanızı duydum, beni aradığında mesaja kaydedilmiş.

Hık mık dedi, anlamamıştır tabi bunun nasıl olduğunu. Öyle kapandı konuşma, hesap no’yu da öğrenemedim.

Eminim, bizim akrabalar hiç önemsememiştir. Arabayla ilgili bir zorluk çıkardığımı da hiç sanmam, Onlar araba kullanmıyordu, anahtar da onlar olduğuna göre araba nadiren kullanılıyorsa bile restorancıda 2. anahtar vardır. Ki zaten 2 gün sonra ulaştı ellerine. Nereden biliyorsam (herhalde bulmam için söylemişlerdir), bir Kartal’dı.

Önemsemedikleri gibi unutmuşlardır da. Ama yine de bir özür dileyemedim veya böyle böyle oldu diyemedim. Ayıp etmişsin, niye aldın ki anahtarı derler diye evdekilere de anlatmadım. Hatta şimdiye dek kimseye anlatmadım. Çok büyütecek birşey değil tabi, ama birine artık birşey diyemeyeceğini farketmek korkunç. Kabullenmesi hiç kolay değil.

Reklamlar

One comment

  1. Çok bildik bir duygu nedense :)) Bir de açıkladıkça daha çok açıklama gerektirir ki tam bir batağa saplanmaya dönüşür. Yaşamın ucu açık kalmış, huzursuz edici önemsiz pürüzler denebilir bunlara belki. Önemsizliğyle orantısız huzursuzluk yaratmada üstüne yok bu tuhaf olayların 🙂



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s