h1

Vadim o kadar yeşildi ki -i

24 Temmuz, 2015

Evimizin pek bir özelliği yok. Önce oturduğumuz evi çok severdim, belki sonra anlatırım. Bu, alınmasın ama biraz kutu gibi. Ama muhiti seviyorum. Sakin geliyordu bana. Belediye içine edene dek.

Sondan ve en canımı sıkanından başlayayım: 2-3 yıl önce galiba belediyenin propaganda dergisinde karşıyaka tramvayı diye bir ifade gördüm. Sahilden geçecekmiş. Yuh dedim. Süper saçmaydı. Sahilde trafik hiç tıkanmaz, kimse de ulaşım zorluğu çekmez. İkisinin de çünküsü Karşıyaka bir iş merkezi değildir, kimse burada çalışmaz, o yüzden çoğu trafiği kendi içinde değil, şehrin diğer taraflarıyladır.

O sıralarda şehir boyu sahil hattının ünlü mimar firmaları tarafından düzenleneceği haberlerini de yayıyordu belediye. Karşıyaka için bahsi geçen mimarlık firmasına yazdım, siz bundan yana mısınız diye. Cevap verdi hemen ortaklarından biri, değiliz, ama belediye isterse diye onun olduğu bir projeyi de verdik diye yazdı. Sizin çevrenizle beraber sesinizi duyurmanız önemli diyordu. Ama böyle fikirlerin kapsamadığı alan şu: Türk’ün aklı son sn.ye dek gelmez. O zamanlar birşey yapmaya kalksam herkes olmaz öyle birşey, yapamazlar derdi.

Ondan bir süre geçti, yine belediye dergisinde hat yazıyordu: sürekli sahilden geçmeyip dönüp bizim caddeden geçeceği. Bu sefer yuh kalmadı, küfretmek istedim. Sahilden döneceği söylenen sokak (Bostanlı iskele karşısı) bankamatiklerin önünde duranlar yüzünden karmaşıktır. Sonra 4 yöne de tek tek yeşil yanan bir dörtyol, iki taraflı parkedenler ve çok dükkan-restoran sebebiyle bir keşmekeş bölüm, dar bir köprü, sonra 2-3 yıl önceye dek sakin olan ama birden cafelerin-pastenelerin hücum ettiği (Starbucks etkisi diye birşey var, açıldığı yeri değiştiriyor, nasıl başarılı bir algı yarattıysa), o yüzden yakın keşmekeşliğe sahip dar bir bölüm, en son da bizim önümüz ki burası da pazarın kurulduğu günler çılgın bir ruh haline sahip. Dar dediğim kısımlarda 2 taraflı parkedilmez, çünkü o zaman iki yönlü trafik sığmaz. Yani 4 arabanın sığmadığı yerden 2 tramvay, 2 de araba geçmesini planlıyorlardı.

Buna gereğinden fazla canımı sıktım. Aklıma geldikçe sinirimi hoplattı. Belediye de pek hatırlatmadı sağolsun. Mimarlar odasına ve şehir plancıları odasına ulaşmaya çalıştım. 2.sine gidip konuştum. Son derece salak tiplerdi. Okuyan plancı varsa kusura bakmasın, ama bakınız şehirlerimiz. Şehir plancılarının hesap (sayı, matematik) bilmemesi kadar saçma birşey olamaz. Bence mühendislik olmaları daha mantıklı, mimarlık fak.nde olmalarındansa. Zaten ortada estetik de yok. Ortada deri müh, orman müh gibi alakasız müh.likler varken çok daha mantıklı.

Bilgi edinme hakkıyla belediyeye sorular sorup işin saçmalığını belgeleyeyim diye düşündüm, “böyle bir talep varsa bu hat üzerinde çalışan bir otobüs niye yok, otobüs yoksa niye birkaç yüz milyon harcıyorsunuz” diye. Ama bir türlü yapmadım. Bu arada, Konak-Güzelyalı hattıyla beraber maliyet yarım milyar filan. O paraya 10 olimpik kapalı yüzme havuzu yapılıp işletilir, şehirdeki herkese bisiklet hediye edilir.

Sonra yakınlarda inşaat hattın sonundan başladı. Ciddi bir kazı ve sonunda etraftaki insanlar neyle karşılaşacaklarını anladı. Birkaç ay kapanacak yollar ve tam bir rezalet. Benim de aklıma geldi, niye imza toplamıyorum. Hemen giriştim. Yazdım, bastım, apt yöneticilerinin kapısını çaldım. Onlar onay verirse kapıcılar çöp toplarken sorsun, imzalatsın diye düşündüm. Saçmaladım. Bir defa kapıcılar niye kendilerine iş çıkarsın ki. Sonra niye yöneticiden icazet alıyorum ki. 2 apt.da iyi işledi sistem, diğerlerinde olmadı. Bizim kapıcı bile kimse imzalamadı deyip çıktı işin içinden. Bu arada, hattın geçeceği cadde üzerindeki binalara imzalatayım diye düşündüm, onları ilgilendiriyor diye, ama kocaman bir blok yargı lojmanı, onlar imzalamazmış hiç. Emir verir gibi olmasın diye, dedi kapıcıları. 2 bina da asker lojmanı çıktı.

Ben de taktik değiştirdim. Çok basıp posta kutularına attım, görevliye bırakabilirsiniz diye yazdım. Böyle bayağı insana eriştim, ama yine bir engel vardı. İnsanlar imzaladıkları kağıdı kapıcıya bırakmaktan acizler. Yan apt’nın kapıcısı “çok az daire var zaten” dedi, 3 daire saydı, çal ded, ben de kapıları çalmaya öyle başladım. Gayet iyi geçti, insanlar çok büyük oranda karşı. Ve genelde de ateşli karşı.

Caddelerin kafeler bulunan daha dar kısmındaki apt.lara hiç ulaşamamıştım, lüks ama küçük apt.lar, kapıcıları yok, o yüzden kapısından girmem bile sorun. Geçen gün dışarıdan ışıklara bakıp birinin zilini çaldım. Hiç yapmayacağım şeydi ama pek güzel geçti. Asıl bahsetmek istediğim kısım da bu galiba. Bazen konuya giriş yapmak için sıkıcı miktarda şey yazmak gerekiyor. Bugünlerde imza topluyorum diye başlanmıyor.

Neyse, arada sinir bozucu insanlar mutlaka çıkıyor. Evi değerlensin diye isteyenler mesela. Malum, ülkede ev değerleri etraflarının güzelliğiyle değil, önünden ulaşım zımbırtısı geçmesiyle ölçülüyor. Veya akla ziyan bir bisikletçiyle konuştum dün. Sürekli haklı çıkmaya çalışan megaloman bir tipti. Ama çoğunluk gayet hoş insanlar. Annem insan tanıdın diyor. Tanımayı isteyeceğim insanlar gördüm. Mesela Aziz Kocaoğlu’nu çok sevdiğini söyleyen kısa boylu çift ki kadının garip bir konuşması vardı, genzi kapalıymış gibi, ama onu çok sempatik ve mütevazi buldum bu yüzden; dün bir apt.’a girerken yakaladığım ve imza deyip hoş sohbet ettiğimiz adam ve o apt.’da uğrayıp beraber geceye aktıkları 50’lerindeki çift; kapıyı yalın ayak ve eline konmuş ama sürülmemiş kremle açan kadın; 80’lerindeki “Frankfurt’ta kaldırmışlar tramvayı” diyen eski demiryolları bölge md; bugün konuştuğum daha da yaşlı ve kapıları yarı açık çift: adam nerelisin dedi, buralı dedim. Yok, büyükbaban dedi. Şuralı dedim. Bilmiyorum dedi adam. Biliyorsun tabi ki dedi karısı. Ben açıklıyordum yerini. Senin aklın balkanlara gitti dedi kadın -nereden anladıysa. Ben makedon olduğunu düşünmüştüm, öyle bir tipin var dedi. Doğrudur, bütün buralar, nereli olduğum dahil, İskender toprağıymış ya.

Çarşambaları karşıdan karşıya Ayet-el Kürsi okuyarak geçiyorum, bir de bu mu çıkacak dedi karısı endişeyle. Belediyeler, insaların hayatlarıyla oynayan rezil yapılar gerçekten.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s