h1

Kendime çiçek buldum. Ya da: Vadim o kadar pembeydi ki

14 Ağustos, 2015

Pazar gündüz dışarı çıktığımda sokakların çok acıklı bir hali vardı. Acıklı, o sırada dışarıda olanlar için. Yani kediler, köpekler ve ben. Gündüz dediğim de 12 filan değil, 5. Hiçbir akşam boş kalmayan bir cafe ve gece 1-2’ye dek sürekli satış yapan bir pastane kapalıydı ki bu kadarını beklemezdim.

Dönüşte karşı şeritte yolun ortasında bir buket çiçek duruyordu. Çok garip bir imge. Bir canlıdan sonra belki yolda en görmek istemeyeceğin şey. Birazdan bir araba geçecek. Üzerinden. Ben geçerken bir motosiklet geliyordu karşıdan, ezecek gibi. Durdum ileride, koştum. Motosiklet üzerinden geçmemişti, gelmekte olan arabalar gelmeden yetiştim. Kenara koyacaktım, birileri görüp alsın diye. Belki birisi sevinir. Hop, o sevinen niye ben olmuyorum? Durakta bekleyen adamın bakışlarından çekine çekine arabaya getirdim, sonra da eve. İyi oldu.

IMG_3326

İhtiyacı olan bendim. Aynı tramvay meselesinin can sıkkınlığıyla (çıkan kısmın özeti: tüm proje saçma, ama buradan geçmesi saçmasapan, ben de değiştirmek için bayağı uğraştım). Hatta 2 gün öncesinde yan apt.daki yaşlı bir kadına rastlamıştım. Bir taksiden torbalarla iniyordu. 2-3 hafta önce de aynı yerde rastlamış, kaldırıma çıkmasına yardım etmiştim. Bu sefer de torbalarını tuttum, koluma tutundu filan. Ayrılırken Allah ne muradın varsa versin dedi. Keşke başka birşey dileseymişim vardır ya, bir de onu daha söylerken düşünmek var. O, “sevdiğin…” filan diye devam ederken ben “valla en çok bu tramvay meselesinin çözülmesini istiyorum” dedim. O kadar yani.

O gün büyükşehir bel.nin genel sekreter yard. ile görüşmeye gitmiştim. Belediyenin 3 numarası. Ama sanki 1 numara gibi yukarıda bu insanlar. Sırf randevu almak için 4 hafta bekledim. Elimde yüzün üstünde imza olmasına rağmen. Çalışanların davranışları da bunu besliyor. Adamın ofisinin kapısı açılınca tüm sekreterler ayağa kalkıyor filan.

Görüşme berbat geçti. Futbolda bir tabir var, “karşı takım o kadar düzensiz ve kötü ki senin de iyi oynamanı engeller” diye. Onun gibi, adam bazı konularda o kadar mantıksızdı ki bir türlü düzgün cevap veremedim. O kadar imzayı “insanlar her değişikliğe direnir” diye reddetti mesela. Soru soruluşundan da yönlendirilmişler. Bu o kadar insana karşı bir hakaret. Denizden bir proje yapsalar kimse itiraz etmez mesela. Hem çoğu kişiye hiçbir yönlendirme yapmadım, “şuradan değil, şuradan geçmesi için imza topluyorum, bilmem siz ne düşünüyorsunuz” dedim. Zaten ortak akıl diye birşey var. Her zaman geçerli olmaz belki, ama çoğunlukla bu kadar insanın bildiği birşey vardır. Veya akp gibi milli irade diye çıkışmalıydım.

Yalnız bu şehir plancılarında çok saçma düşünce şekilleri var. Daha önce de şehir plancıları odasına gitmiştim, oradan genelliyorum. En azından benim konuştuklarımda. Bir defa mühendislik gerektiren işler yapmalarına rağmen -mühendislikte değil, mimarlıkta okumalarının sonucu- hesaptan hiç anlamıyorlar. . Sonra, tüm raylı sistemleri, metro-tramvay ayrımı da gözetmeden mükemmel görüyorlar. Ve bir yerden tramvay geçince o bölgedeki tüm arabaların buharlaşacağını sanıyorlar.

“Birçok şehirde var, araçlarla içiçe düzgün işliyor” diyor adam. Amsterdam’ı örnek veriyor. “Benim gördüklerimde şehir merkezine çok az araç giriyor, o yüzden bir sorun çıkmıyor” diyorum ben, “çünkü metro var”. “Bizim izban’ımız da metro sayılır” diyor. Alakası yok oysa. Hangi gelişmiş şehri düşünürseniz düşünün, tüm şehir merkezini örümcek gibi saran birçok hattan oluşan bir ağ var, genelde de merkezde toplanıyor. (Örümcek? Ahtapot diyelim). Buradaki izban’sa tek bir hat. Genelde arabaya değil, otobüse alternatif. Ve şehir merkeziyle ilgisi yok.

Bir türlü adama yeterli cevap veremedim. Çok alttan alan, başını onaylar gibi sallayıp “doğru ama…” şeklinde konuşan biriyim. Oysa böyle durumlarda “yok, öyle değil” demek lazım. Bunu gerektiren çok tutarsızlık, mantıksızlık oluyor çünkü. Çok hazırcevap da değilim. Fazla empatiden olmalı bu. Dinlerken dışarıdan eleştirel değil, tamamen o mantığı anlamaya odaklı bakıyorum. 5-10 dk sonra çok iyi cevap veririm, ama o anda değil.

Sonuçtan çok kendimden memnun olmadığımdan sıkıldı canım. Tabi sonuç da önemsiz değil, çünkü konuştuğum ve bu konuda endişeli kişilerin, en çok yaşlıların sorumluluğunun karşılığını vermek istemiştim.

Bütün bunları bir çiçek değiştirir mi? NO No no, well, maybe yes. Güneş Taner miydi, siyasi yasaklar referandumu öncesinde Amerika’dan böyle bir tişört alıp gelmişti.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s