h1

Lütfen şampiyon olmayalım, lütfen

20 Temmuz, 2016

Evvelsi gece rüyamda Avrupa şampiyonu olmuşuz. Sonra uyanıyorum ve ne fena, gerçek değil, di mi, diyorum. Ama maalesef gerçek. Finalde Fransa’yla oynamışız ve 4-0 yenmişiz. Biz hala turnuvanın en kötü takımlarından biriyiz (hatta turnuvada muhtemelen the en kötü idik, belki Rusya ile) ama bir şekilde oraya kadar çıkmışız (2008’de de öyle çıkmamış mıydık). Finalde de 1 tane atıp çekilmişiz, Fra bastırırken kontratakla atmışız. Hay Allah diyorum, bunu nasıl kabullenebilirim, bunla yaşanır mı? Yaşanır neyse deyip kabulleneceğiz mecburen, acımızı bağrımıza basıp.

Birkaç ay önce düşünmüştüm, spor sevgisinin ve hatta popüler sinemaya ilginin de altında adalet duygusunu tatmin etmek var. Adalet duygusu diye birşey var ve bu duygu gerçek hayatta sürekli yara alıyor. Biz de maç (hepsi) ve film izlerken iyinin, haklının, haksızlığa uğramış olanın kazandığını görerek bunu biraz onarıyoruz.

“Ülkede darbe olmuş, sen daha maç diyon Simon?”
Dün eurosport’ta Tour de France izliyordum. Ki Cuma gecesi artık bu ülkede yaşanamayacağını, yok, yaşamak gerekirse de bunun anca işine obsesif biçimde sarılarak veya spor gibi şeylere fena kapılarak olabileceğini düşünmüştüm. Neyse, gelen yorumlardan biri “Gezi’den bahsettiniz, ama darbeyle ilgili tek kelime etmediniz” imiş. Caner Eler bunu görünce çıldırdı haklı olarak, 5 dk laf etti.
Bunu demek için pusuda bekleyen milyonlar var artık.

O adalet duygumuz malvoldu birkaç gündür. Ülkenin gördüğü muhtemelen en demokrasiden nasibini almamış lider (koca parantez: hele de zaman faktörünü hesaba katınca; yani 2016’daki demokrasi kriteri ’80’lerdekinden biraz farklı olmalı; insan hakları değiştiğinden değil de evrensel konsensüs arttığından) demokrasi kahramanı oldu. Onun ve İslami yönetim için canlarını verecek insanlar demokrasi savunucusu oldu. Her kanaldan (şu an harbiden neredeyse her kanaldan, aksileri 1-2 gazete) öyle bağırılıyor. Üstelik, onlar da kafamıza, bazen açık, ama genelde kapalı tehdit dolu gösterilerini sürdürüyorlar.

Oysa oysa, 2-3 yıldır sürekli rezil olan ülkenin sanırım en rezil olduğu günleri geçirdik. Bu çağda darbe yapıldı. Avrupa’daki biri bön bön bakmıştır. “Türkiye modern derken?” Son yıllarda darbe yapılan diğer ülkeler hep Afrika’dan. G.Amerika’da bile kalmamış.
Ve ülkeyi bu hale getiren herif hesap vermesi gerekirken kafamıza çıkmaya çalışıyor. İktidarda başkası olsa şu an “Bunları sen getirdin? Hani inlerine girecektin? Senin inine girilmiş inine” diye inliyordu.
Bu generaller hangi YAŞ toplantılarında general yapıldıysa o masalarda bulunan herkesin istifa etmesi gerekir. Bilerek yerleştirenlerin de vatana ihanetten yargılanması.

Tabi ki bir de bilmediklerimiz var. Birçok kişinin dediği gibi darbe böyle olmaz. Tabi ki ilk yapılacak şeylerden biri cumhurbaşkanını ve başbakanı almaktır. Wash Post’taki bir makale de “darbe 101” demiş buna. Bunu kısmen darbenin birkaç saat öne alınmasına bağladık diyelim. İnsanları dışarıya çağırmak çok doğal gelişmiş durmadı bana. Cmt.den beri dediğim şey (ben de bir yerde görmüştüm), bu “haber alınmış, yarı engellenmiş, ve kontrollü bir darbeye benziyor”. Saat 16’dan 21-22’ye dek engellenmemesini geçtim, ordunun ilerleyen saatlerde de devreye sokulmaması mantıklı değil. Yani 171 sivilin ölümü, Tayyyyip’in geleceğe yatırım yapmasıyla alakalı olabilir mi? O kadar olacağını da beklemiyorlardır. Mesela, en görünür yer olan köprüdeki 50 eri, yakındaki 1. ordudan gidecek birkaç timin değil, insanların engellemesi şov olasılığı barındırıyor.
O kadarını bilemeyeceğiz belki ama ilk çağrıyı duyduğum andan itibaren bunun çok büyük sorumsuzluk ve insan hayatıyla oynamak olduğunu düşünüyorum. Tankların ve darbe moduna geçmiş silahlı askerlerin karşısına insanları göndermek inanılır gibi değil. 171 kişi ölmeden de önlenirdi o darbe. Bunu ülkece telafuz etmemiz için belki 5-10 yıl geçmesi gerekecek ne yazık ki.

Bunlar için insan hayatı gerçekten önemsiz. Her örnekte görüyoruz.

__________

edit: Zaman geçtikçe ve bilgi edindikçe ‘kontrollü darbe’ olasılığı çok azalıyor. Ama işin asker tarafında bilmediğimiz şeyler olduğu kesin. Büyük bir beceriksizlik, acil durum plansızlığı ve acizlik dışında da birşeyler var gibi. Ama halkın tankların önüne gönderilmesinin sorumsuzluğu baki. Orduya güvenememelerinin sonucu olarak bile 171 insanın ölümüne neden olmaları kabul edilemez.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s