h1

Mümkün mü?

22 Aralık, 2016

Baştan söyleyeyim: değil.

Bu politik bir blog değil. Kimse buraya benim politik fikirlerimi okumaya gelmiyor. Benim de 10+ yıl sonra hala bu blogu tutuyor olmamın nedeni o değil.

Ama ülkede hayat böyle devam ederken durup da göze gelmeyen, minik ama anlamlı ayrıntılardan bahsetmek mümkün mü?

Birkaç haftadır sık sık ülkenin yaşanırlığı kalmadı diyorum. İlk, yurt yangınından sonra söyledim bunu. Yurtta çocuklarını yaşatamayan ülkede yaşanmaz. Bazı şeyler kaza diye geçiştirilemez. Çünkü 2016’dayız ve elektrikten kaynaklanan bir yangını önlemek için neler yapmamız gerektiğini gayet iyi biliyoruz. Ülkeyi yaşanmaz kılan da kimsenin o standartları, yetmez!, ‘en üst standartları’ aramıyor oluşu. (Yeni ve iyi kablolar olacak, devre kesici olacak, duman alarmı olacak, tavandan spreyleme olacak, tabi ki yangın merdiveni olacak.) Bunların bir-ikisini anlatabiliyorsun, ama çoğunu değil.

O sırada herşey de birbirine karışıyor. O önlemlerin hiçbirimizin evinde olmaması başka, bir yurtta olmaması başka. Hiçbir yurtta olmaması başka, hiç kontrol edilmemiş, inşaat ruhsatı bile olmayan bir tarikat yurdunda olmaması başka.

Alışmak, başkasının değil, kendi haklarını da istememeye dönüşüyor. Beşiktaş’taki katliam gecesi hiçbir yetkili kamera karşısına geçmedi. Oysa geçen yıl yine hemen hemen aynı saatte olan Paris saldırılarından sonra 02:30’da kamera karşısına geçmişti Tayyyyip. Gece boyunca kaç kişinin öldüğü söylenmedi. Hatta ölüm olduğu bile 3-4 saat sonra Tayyyyip’in yazılı açıklamasıyla geldi. Çünkü artık kimse haber verilme hakkının peşinde değil.

Konu aptallık değil, kimse düşünmek istemiyor. Düşünmek dünyanın en kaçınılan, en zor eylemi. O yüzden en absürt, en salakça fikri bile, kolayca alınacak hale getirip yanına 2 garnitürle satabiliyorsun. Tabi bu, ne kadar yaygın bastırdığına bağlı. Soma için, yurt yangını için sabotaj dediklerinde onu kimse yemiyor. Çünkü anca cılız bir ses söyleyebiliyor onu. Ama bir intihar eylemine topluca feto dediklerinde bayağı alıcısı oluyor o fikrin. Yanında “Feto’dan soruşturulmuş”, “darbeden sonra izin almış” filan demek yetiyor, sonradan doğru çıkmamaları hiç önemli değil. Çünkü karşılarındakiler ki zaten insanlara ulaşma şansları çok daha az, akıllı bir şekilde karşı çıkmıyor. İnsanlar düşünmüyorsa durumu en basit haliyle vereceksin. “Sabotaj mı? Bu olayın daha önce olmaması mucize.” “Feto mu? Adam Halep’in intikamı için öldürüyorum diyor. Cumhurb. hayır, sen yanlış biliyorsun,  feto için öldürüyorsun diyor. Siz ölüme giderken tiyatro yapan yapan adam gördünüz mü?” “Geçen hafta Rus konsolosluğuna ışid bayraklarıyla yürüyenlere en ufak müdahale oldu mu?” Bunlar yerine, “feto olsa bile” deyince o insanılmaz absürt argümana meşruyet kazandırıyorsun.

Neyse, günlük örneklere girmeden çıkamıyorum konudan.

İnsanlar birden düşünmeye eğilim kazanmayacağına göre bu ülke de kolay kolay yaşanılır olmayacak. Aslında gayet iyimserdim ben. Orada burada tanıdığım, tanımadığım karamsar insan görünce dayanamayıp iyimserlik aşılıyorum. Geniş zaman çünkü hala farklı düşünmüyorum. Bunlar akp’nin en iyi günleri. O referandum kolay geçmez. Akıllı bir muhalefet kazanır. Akılsızı da az farkla kaybeder. Kaybetmek de her şeyin sonu değil. Çünkü artık iktidarın isteyebileceği hiçbir şey kalmaz. Artık vermesi beklenir, ne istediysen verdik, düzelt hayatlarımızı/ülkeyi denir. Ama sorun, onları kolayca devirip ülkeyi yaşanılır hale getirecek, bunun için birleşecek, akıllı ve cesur hareket edecek bir kitle/muhalefet var mı? Ki sorunlarımız dev. Bu pislikler işi çirkinleştirmeden de gitmez.

Kısacası, değil ama yaşanabilirmiş gibi yapıyoruz. Başka da şansımız yok. Tivitır’da filan Şam’da yaşayan Suriyelileri görünce orada hayatın nasıl devam ettiğini anlayamıyorum bazen. Ama ne yapabilirler ki. Burada da mümkünmüş gibi yazmaya devam edeyim diyorum. Aslında sadece bunu yazayım demiştim:)

Demin, Isabella Rossellini’nin çektiği kısa filmleri gördüm. Bir Isabella Rossellini hikayem var, hep yazmayı düşündüğüm ama bir yandan da kaçındığım. Birkaç güne yaziim artık.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s